XI. Uluslararası Türk Halkları Geleneksel Spor Oyunları Sempozyumu Tamamlandı
Üniversitemiz ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Bowie State Üniversitesi, Geleneksel Spor Dalları Federasyonu ve Dünya Etnospor Konfederasyonu iş birliği ile XI. Uluslararası Türk Halkları Geleneksel Spor Oyunları Sempozyumu Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) ev sahipliğinde icra edildi. XI. Uluslararası Türk Halkları Geleneksel Spor Oyunları Sempozyumu, Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti.
Programın açılışında konuşan Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı ve Sempozyum Onursal Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, geleneksel spor oyunları alanında yürüttükleri çalışmaların dünya çapında karşılığını almaya başladıklarını ifade etti.
Geleneksel spor oyunlarıyla ilgili doktora tezi yazılmasının teşvik edilmesi gerektiğini ve bu alanda burs verdiklerini ifade eden Erdoğan, "Bursumuzu tez kabul edildikten sonra veriyoruz. Dolayısıyla kabul edilmiş burs konunuzun geleneksel oyunlarla ilgili olması gerekiyor. Çalışıldığı ülkeye göre de bursların değişen miktarları var " dedi. Erdoğan, geleneksel oyunların geliştirilmesi ve önemsenmesinin bir kültürel ihya davası, dünyadaki kültürel çeşitliliğin azalmasına ve yozlaşmasına karşın bir duruş olduğunu dile getirdi.
Geleneksel spor oyunlarının kültürün kodlarını geleceğe taşıyan araç olduğunu belirten Erdoğan konuşmasında "Biz de eğer kültürümüzü sokakta, mahallemizde, ailemizde yaşatabilmek istiyorsak, bu kültürel yozlaşmanın egemen olmasını istemiyorsak o zaman geleneksel spor dalları oyunlarının yaşamasına ve yaşatılmasına hepimiz destek olmalıyız. Sadece Türkiye ve Türk dünyasında değil, dünyanın dört bir yanında bir geleneksel sporların zengin dünyasını insanlıkla buluşturmalıyız."
Geleneksel Sporlar Alanında Lisansüstü Eğitim
Sempozyumun açılışında konuşan GAÜN Rektörü ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Arif Özaydın, Türkiye'de geleneksel sporlar alanında lisansüstü eğitim veren tek üniversite olduklarını belirterek, bugün ise geleneksel sporlar alanında Türkiye'nin en büyük sempozyumunu gerçekleştirdiklerinin altını çizdi. Konuşmasında Türk geleneksel spor oyunlarının önemine değinen Prof. Dr. Özaydın “11. Uluslararası Türk Halkları Geleneksel Spor Oyunları Sempozyumuna 5 kıtadan, 7 bağımsız Türk devletinden 110 akademisyen katılım sağladı. Katkılarından dolayı tüm akademisyenlere teşekkür ediyorum.” dedi.
Spor Kültür-Fizikten İbaret Hareketler Bütününden Çok Daha Derin Anlamlara Sahip
Sempozyum Onur Kurulu Üyesi Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, yaptığı açılış konuşmasında kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel spor dallarının ve oyunlarının icrası ve sürdürülebilirliği adına 1996 yılında Dünya Geleneksel Spor Dalları Federasyonu kurulduğunu hatırlattı. Polat konuşmasında şu hsusların altını çizdi: “Türk toplumunda insanların gelenekleri ile bağının koparılmasının üzerinden azımsanmayacak kadar çok zaman geçmiştir. Bizler çocuklarımızı, atalarının büyük bir şevkle ve maharetle icra ettiği spor dallarıyla, geleneksel oyunlarımızla buluşturamadığımız gibi bu konuda kişisel çabalarıyla bilimsel ürünler vermeye çalışanları da “basit işlerle meşgul oluyorlar” diye itham ettik. Kökeni itibarıyla bize ait olmayan pek çok spor dalı ya da günlük eğlence çocuklarımızı ve genç kuşağı neredeyse tamamen sarmış iken kültürel dokumuzla birebir uyuşan spor dallarında ya da oyunlarda ne yazık ki çok gerilerde kaldık.
Türk halklarının ortak tarihsel mirasının köklü ve göz alıcı zeminlerinin en kayda değerlerinden biri olan geleneksel sporların yaygınlaştırılması yoluyla ve birleştirici yönüne vurgu yaparak sportif etkinliklerin icra edilmesini temin etmek, bu vesileyle ömrünün en verimli ve en gürbüz çağında gençlerimizi sporun parlak başarılarıyla buluşturmak istiyoruz. Ancak bu gayenin çok daha ötesinde bir hedefin var olduğunu gençlerimize benimsetmek, sporun kültür-fizikten ibaret hareketler bütününden çok daha derin anlamlara sahip bir mefkûre ve bir hayat tasavvuru olduğunu göstermek, geçekte tüm amacımızın özünü teşkil eder. Bu öz, Sultan Muhammed Alparslan’ın ve onun kutlu askerlerinin, Şeyh Edebali’nin ve onun asil mürîdânının, Dedem Korkut’un ve onun sadık talebelerinin, Köroğlu’nun ve onun cesur adamlarının kuşaklar boyunca evlatlarına emanet ettiği, genlerimizde ve dimağlarımızda iftiharla tevarüs ettiğimiz değerler toplamıdır.
Her alanda olduğu gibi spor alanında da bugün bu değerlerin aşındırılmaya çalışılması kabul edilemez. İşbu sebeple mezkûr meselelere kayıtsız kalmak ihmalkârlık değil, suç nitelikli davranıştır. Askerini peygamberinin adıyla şereflendiren, esasen ordu-millet geleneğine sahip olan bir ülkenin çocuklarını obeziteye, tembelliğe, vurdumduymazlığa ve ülküsüzlüğe mahkûm eden bu kafa yapısından behemehal kurtulmalı, sporu “beden eğitimi” gibi kısır bir terimden ve çoğu zaman angarya görülen bir ders anlayışından çıkarıp bütün mâmeleki ile hayatın doğal akışı içine dâhil etmeliyiz. Takdir edersiniz ki insan kaynağı (!) çürümüş, hasta, halsiz bir toplum düşmanları için kolay bir av, maniple edilmeye teşne bir güruhtur.
Her başarılı organizasyonun ardında vazifesini müdrik, ciddiyetle gayret eden müesseseler ve sevdalılar vardır. Bu sempozyumun icra edilmesinde emeği geçen ve konuşmamın başında kendilerinden sitayişle bahsettiğim her kurum ve kuruluşa, buralarda özveriyle görev icra eden yöneticilere ve heyetlerine, bilimsel çalışmalarıyla etkinliğe entelektüel derinlik kazandıran akademisyenlere, hususen, Kongre Başkanımız da olan Muş Alparslan Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Mehmet Türkmen’e ve birlikte çalıştığı cevvâl bilim insanlarına en kalbî teşekkürlerimi sunuyor, arz-ı hürmetlerim ve başarı dileklerimle beraber kıymetli meclisinizi selamlıyorum. Allah’a emanet olunuz.”
Türkler Bu Üç Sporla Kurumsallaşıyorlar
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Mehmet Türkmen, Türk spor kültüründe atlı sporlar, okçuluk ve güreşin bir spor formatı olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini vurgulayarak şunları dile getirdi: “Türkler bu üç sporla kurumsallaşıyorlar. Batı dünyası sporu bir toplumun kültürün özetlemenin en büyük aracı olarak görmüş, oyun olgusunda kültürel aktarımın en temel aracı olarak görmüşlerdir. Biz bunun son 15 yılda farkına varıyoruz.” şeklinde konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan tarafından Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ile Rektör Prof. Dr. Arif Özaydın’a Kırgızistan Devlet Spor Üniversitesince gönderilen ‘çapan’ adlı yöresel kıyafet giydirildi.