Şair, Politikacı ve Filozof: Devrimin Şiiri ve Şiirin Devrimi
Üniversitemizin ev sahipliğinde ve T.C. Muş Valiliği, Muş Spor ve Gençlik Müdürlüğü’nün paydaşlığında ikincisi düzenlenip pek çok yayınevi ile birlikte farklı disiplinlerden yazar, entellektüel ve fikir insanlarının da ağırlandığı 2. Muş Kitap Günleri’nin beşinci günü; Muş Alparslan Üniversitesi İkitisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. Yusuf Çifci’nin “Şiir ve Hakikat” üzerine gerçekleştirdiği konferansa sahne oldu.
Şiirin ve Şairin Antik Yunan’dan günümüze kadar geçirdiği dönüşüm, toplumdan topluma değişen şair-şiir hakikati ve şiirin siyasal bir düzen oluşturmasındaki öncü rollerinin ele alındığı bu konferansta, Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alican başta olmak üzere, üniversitemizin çeşitli bölümlerinden akademik-idari personel ve Doç. Dr. Yusuf Çifci’nin okurları ile birlikte fuar alanını ziyaret eden kitap severler hazır bulundu.
Konuşmasını üç bölümde gerçekleştiren Doç. Dr. Çifci, ilk bölümde şiir ve şairin etimolojik tanımını yaparak bu kavramların tarihsel süreçte toplumların sosyal benliğindeki önemine değindi. Bu bağlamda Doç. Çifci, bir nazariyeye göre antik dönemde insanların gündelik yaşantılarında şiir diliyle konuştuğu ve bu dilin zamanla değişim geçirmesine atıfta bulundu. İkinci bölümde Doç. Yusuf Çifci, şairin hakikat ile kurduğu ilişkiye değinerek tarih öncesi dönemden başlamak üzere Antik Yunan, Mısır ve Sümer gibi insanlık tarihinde önemli izler bırakmış medeniyetlerde, şairin öncü rolüne işaret etti. Bu hususta Platon’un İon ve Sokrates’in Savunması kitaplarından da alıntılar yapan Doç. Dr. Çifci, antik dönemde şairin öneminin sadece şiirle sınırlı kalmayıp, yaşadığı toplumda kabile şefliğinden tabipliğe kadar bütün yönetimsel ve mesleki otoriteyi şahsında toplayan bir karizmatik kişiliğe sahip olduğunu vurguladı. Antik Yunan’da da şairin önemine değinen Doç. Dr. Yusuf Çifci, onun diğer insanlardan farklı olarak vücudunda Magnesia Taşı bulunduğuna inanıldığı ve bu durumun şairi hakikate vakıf bir pozisyona getirmesinin yanı sıra, siyasi otorite tarafından dışlanması sürecinin ilk merhalesi kabilinden toplumsal yaşamda yer bulamamasına da zemin hazırladığının altını çizdi.
Konuşmasının son bölümünde Doç. Dr. Yusuf Çifci, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerde tebarüz eden şair anlatılarını değerlendirdikten sonra şairin Orta Çağ’daki devletlerin saraylarındaki önemine atıfta bulundu. Bu bağlamda Ebû’l-Kâsım Firdevsî’den Yunus Emre’ye, Fuzuli’den Nef’i’ye kadar şairin siyasi düzen içerisinde üstlendiği rolü dinleyicilerin dikkatine sundu. Ayıca Doç. Çifçi, son yüz yıllık dönem kapsamında gerek ülkemizdeki gerekse dünyadaki örneklerini baz alarak şairlerin sömürgeciliğe karşı ulusal mücadelelerin dinamiği içerisinde bir ilham teşkil ettiğini belirtti. Erken Cumhuriyet Dönemi Türk şairi ve şiirinin aldığı ideolojik pozisyonu da dinleyicilerin bilgisine sunan Doç. Dr. Çifci; Kemalettin Kamu, Nazım Hikmet Ran ve Necip Fazıl Kısakürek gibi Türk edebi hayatında iz bırakan şairlerin ideolojik olarak kendilerini konumlandırdığı noktayı, “ben ve öteki” denklemi üzerinden tahlil etti. Doç. Dr. Yusuf Çifçi, “her devrimin bir şiiri her şiiirin de bir devrimi” olduğundan hareketle günümüzdeki siyasi düzenin kendisini konumlandırdığı imgenin Kaldırımlar şiirinde mevcut olduğunun altını çizerek konuşmasını sonlandırdı.
Konferansını müteakip Doç. Dr. Yusuf Çifci, kitaplarının sergilendiği stantta okurları ile tanışma ve kitap imzalama programı gerçekleştirdi. Okurlarının yanısıra, üniversitemizin çeşitli bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler ve akademik-idari personel de Doç. Dr. Çifci ile tanışma ve hasbihal etme fırsatı buldu.