Düşünceye Adanmış Bir Ömür: Vefatının 50. Yılında Hilmi Ziya Ülken Paneli
Muş Alparslan Üniversitesi Umran Sosyoloji Topluluğu tarafından organize edilen “Düşünceye Adanmış Bir Ömür: Vefatının 50. Yılında Hilmi Ziya Ülken” başlıklı panel, üniversitemizin Prof. Dr. Sabahattin Zaim Konferan Salonu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin entelektüel birikimine önemli katkılar sağlayan Cumhuriyet dönemi düşünürü Hilmi Ziya Ülken’in felsefi mirasının ele alındığı panel, akademik personel ve öğrenciler tarafından büyük ilgiyle takip edildi.
Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alican’ın katılımıyla gerçekleşen panelin oturum başkanlığını Dr. Engin Abat üstlenirken, konuşmacılar arasında Atatürk Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Utku, Doç. Dr. Ümit Kartal ve Dr. Veysel Ergüç yer aldı.
Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. Ali Utku, “Felsefeye Ahlakla Başlamak: ‘Aşk Ahlakı’ndan ‘Hakimiyet’e Hilmi Ziya Ülken” başlıklı sunumunda, Ülken’in Cumhuriyet dönemi düşünce hayatındaki çok yönlü entelektüel katkılarını değerlendirdi. Prof. Dr. Utku, Hilmi Ziya Ülken’in, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e uzanan süreçte modern felsefenin inşa edilmesindeki önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Cumhuriyet dönemi fikir hayatımızın en velud ve çok yönlü entelektüellerinden biri olan Hilmi Ziya Ülken, Türkiye’de modern felsefeyi yeniden inşa sürecinin en dikkat çekici isimlerinden biridir. Ülken, sistematik anlamda bir filozof olarak, pratik felsefeden hareketle, metafiziğe ve nihayet aşk ahlakına dayalı bir felsefe geliştirmiştir. Onun felsefi çabaları, 1950’lerden itibaren hem bilgi hem de değer sistemleri üzerine yoğunlaşmış, nihayet 1966 yılında ‘Varlık ve Oluş’ ile sistematik metafiziğini tamamlamıştır.”
Utku, Hilmi Ziya Ülken’in insan, doğa ve kültür arasındaki ilişkileri disiplinlerarası bir anlayışla ele aldığını belirterek, Ülken’in kriz ve ritim kavramlarıyla varlık anlayışını derinleştirdiğini ifade etti. Ayrıca, Ülken’in felsefi düşüncesinin hem Türkiye’nin entelektüel gelişimi hem de evrensel düşünce tarihi açısından önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çekti.
Panelin ikinci konuşmacısı Doç. Dr. Ümit Kartal, “Hilmi Ziya Ülken ve Türk Düşünce Tarihinin Müşterek Açmazı: Yarım Adamı Tamam Etmek” başlıklı konuşmasında, Ülken’in modernleşme sürecine dair özgün eleştirilerini ve çözüm önerilerini ele aldı.
Kartal, Ülken’in yalnızca modernleşme sürecinin yarattığı krizleri tespit etmekle kalmayıp, bu krizlerin aşılmasına yönelik tarih felsefesi ve toplum bilimi gibi yeni alanlar geliştirdiğini belirtti. Ülken’in 1930’lu yıllarda yazdığı eserlerinde, Türk modernleşmesinin karşılaştığı ahlaki, toplumsal ve siyasal sorunlara kapsamlı çözüm yolları sunduğunu ifade eden Kartal, şunları söyledi:
“Hilmi Ziya Ülken, modern Türk düşünce tarihinin kurucu figürlerinden biri olmasının yanı sıra bu düşüncenin tarihçisidir. Onun entelektüel mirası, yalnızca eleştirel bir yaklaşımı değil, aynı zamanda geleceğe dair yapıcı bir vizyonu da içermektedir. Özellikle ‘İnsani Vatanseverlik’ adlı eseri, modernleşme sürecinin açmazlarını aşmak adına önemli bir kavramsal çerçeve sunmaktadır.”
Panelin üçüncü konuşmacısı Dr. Veysel Ergüç, “Tikellik ve Evrensellik İkilemini Aşma Çabası: Hilmi Ziya Ülken ve Dyadolojik Yöntem” başlıklı konuşmasında, Ülken’in modernliğe yaklaşımını değerlendirdi.
Ergüç, Ülken’in Batı kaynaklı pozitivizmin indirgemeci anlayışına karşı “dyadolojik yöntem” adını verdiği yeni bir metodoloji geliştirdiğini ifade ederek, bu yöntemin hem Batı’nın pozitivist anlayışını hem de mistisizmi eleştirdiğini belirtti. Ergüç, Ülken’in modernleşme sürecinde Türkiye’nin kendi özgün yolunu bulması gerektiğini savunduğunu ve düşüncesinin modernlik ile gelenek arasında bir denge kurmayı amaçladığını dile getirdi.
Panelin sonunda Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alican, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen katılımcılara teşekkür belgesi takdim etti.
Editör- Fotoğraf: Öğr. Gör. Kübra Gökdemir