Rektörümüzden 2020 Yılı Değerlendirme Toplantısı
Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi. Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat’ın her yıl iki defa gerçekleştirdiği basın toplantılarından birisi 23 Aralık Çarşamba günü sosyal mesafe kuralları çerçevesinde Muş Alparslan Üniversitesi Senato Salonu’nda yapıldı. Pandemi sebebiyle sınırlı sayıda katılımcıyla gerçekleştirilen toplantıya Genel Sekreter Harun Demir ile Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Tuğba Adıgüzel de katılım gösterdi.
Rektör Polat, üniversitemizin bu yıl gerçekleştirmiş olduğu AR-GE ve eğitim-öğretim çalışmalarını anlatarak konuşmasına başladı. Polat’ın konu hakkındaki ifadeleri şu şekilde: “Saygıdeğer basın mensupları, hepiniz hoş geldiniz. Sizleri üniversitemizde ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Muş Alparslan Üniversitesi, yeni kurulan bir üniversite; ancak perspektifi asla sınırlı olmayan bir üniversite. Önem verdiğimiz alanlarda Türkiye ortalamasının üzerine çıkacak butik bir üniversite oluşturmaya çalışıyoruz. Herhangi bir alanda atılım yapılacağında çoğunlukla YÖK Başkanımız ve Yürütme Kurulu’ndaki hocalarımızla, kendi personelimizle ve şehrin önde gelen isimleriyle istişare ederek ilerlemeye gayret ediyoruz. Her adımımızın makul olması için çabalıyoruz. Sloganik cümleler kurarak ya da popüler haberlerle değil; AR-GE, eğitim-öğretim, sosyo-kültürel gelişmeler, ekonomik ilerlemeler ve entelektüel çalışmalar açısından ayakları yere basan bir akademi kurmayı önceliyoruz.”
“Öğretim üyesi sayısı bakımından oldukça iyi bir noktadayız.”
Rektör Polat, üniversitemizin öğretim elemanı ve öğrenci sayılarından şehrin yurt kapasitesine kadar pek çok başlığa değindi. Üniversitemizin toplam 658 civarında akademik personelle bölgede oldukça önemli bir noktada olduğunu söyleyen Polat’ın konuyla ilgili açıklamaları şöyle: “Üniversitelerde ihtisas alanlarına göre makul ölçülerde dağılmış yeterli sayıda öğretim üyesinin bulunması çok önemli bir göstergedir. Üniversitemizin 658 akademisyeninden 255’i öğretim üyelerinden oluşmaktadır. 2007 sonrasında kurulan üniversiteler arasında öğretim üyesi sayısı bakımından Doğu Anadolu bölgesinin en iyilerinden biriyiz. Üniversitelerde öğrenci sayılarının yerleşmiş oldukları alanda nüfusun yüzde 10’unu geçmemesi, sağlıklı bir entegrasyon açısından zaruridir. An itibarı ile 9890 öğrencimizle bu sayıyı yakalamış bulunuyoruz. Bundan çok daha önemlisi, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısını 50’nin üzerine çıkarmamaktır. Bu açıdan da bölgenin en iyi üniversitelerinden biri haline geldik.”
“Hedefim buradan ayrıldığımda da ideal bir öğrenci sayısının olması.”
Polat, öğrenci sayılarındaki düşüşle ilgili spekülatif yorumları düzeltmek adına konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Değerli basın mensupları, ben rektör olduğum zaman bütün tepkileri de göze alarak ikinci öğrenim programlarını kapattım. Bana göre aldığım en önemli kararlardan birisi bu olmuştur. Çünkü pedagojik açıdan ikinci öğretimler sürdürülebilir değildir. Nitekim Yükseköğretim Kurumu da bölgede birçok bölümün ikinci öğretimlerini kapatmış durumdadır. Önümüzdeki yıllarda bu kararın uygulanmaya devam edileceğini biliyoruz. Öte yandan tüm üniversitelerde 2017’den itibaren pasif durumda olan öğrencilerin kayıtları silinmeye başlandı. Bu iki kararla birlikte, Türkiye’nin her ilinde olduğu gibi ilimizde de öğrenci sayılarında azalmalar oldu. Ancak arka arkaya açmış olduğumuz yeni bölümler ve programlar sayesinde hızla aradaki farkı kapattık ve bugün itibarı ile öğrenci sayılarımızı en makul seviyelere çektik. Konuyla ilgili mukayeseli bir çalışma yapıldığında Muş’un oldukça makul bir öğrenci nüfusuna sahip olduğu görülecektir.”
“Sıkıntıların hepsini göğüsledik.”
Polat, göreve geldiği 18 Mart 2015 tarihinden sonra açılan akademik birimlerden de bahsetti ve yeni açılması planlanan bölümlerle ilgili müjdeler verdi: “2015 tarihinden bu yana üniversitemize 2 fakülte, 3 meslek yüksekokulu kazandırdık. Bana göre üniversitemizin olmazsa olmaz 3 fakültesinden ikisi olan Uygulamalı Bilimler Fakültesi (Ziraat Fakültesi) ve Spor Bilimleri Fakültesi idi. Şimdi sırada Veteriner Fakültesinin açılması var. Öte yandan Sağlık Hizmetleri, Bulanık ve Varto Meslek Yüksekokulları da bu dönemde açıldı ki her biri ciddi kazanımlardır.”
“Göreve geldiğimden bu zamana kadar 65 bölüm ve program açtık.”
Yeni akademik birimler açmanın zorluğundan da söz eden Polat, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: “Bir rektörün 3 yılda 5 akademik birim açması son derece önemlidir. Bu başarıdaki en büyük pay, ilimize ve üniversitemize itimat eden YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç’a aittir; kendisine minnettarım. Öte yandan Ankara’da yaptığımız görüşmelerde her zaman katkılarını gördüğüm Sayın Valimiz Doç. Dr. İlker Gündüzöz ve Sayın Vekilimiz Mehmet Emin Şimşek Bey’e müteşekkirim. Akademik ve idari personelimizin de teknik destekleriyle göreve geldiğimizden bu zamana kadar 65 bölüm ve program açtık. Çok ciddi bir sayıdan bahsediyorum. Açtığımız bu bölüm ve programların her biri öğrenci alıyor. Önceki dönemden kalma aktif durumdaki 37 bölüm ve program ile birlikte şu an 102 programa öğrenci alıyoruz. Öte yandan önümüzdeki yıl açmayı düşündüğümüz bazı bölümler için de müracaatlarımızı yaptık. Bölgemizde ilk olma niteliği taşıyan bölümler de açtık, açıyoruz. Türkiye’de sadece üç üniversitede bulunan İnsansız Hava Aracı Teknolojisi ve Operasyonları Programını ve bölgemizde ilk olan Sivil Havacılık ve Kabin Hizmetleri bölümünü açtık örneğin. Podoloji gibi ülkemizde yalnızca birkaç üniversitede olan bir bölümü açmayı planlıyoruz. Yine Türkiye’de yalnızca üç üniversitede olan Gerontoloji bölümünü üniversitemize kazandırdık.”
Dijital dönüşümde millileşme misyonu
Polat, pandemi döneminde en çok önem gösterilen konulardan birisi olan uzaktan eğitimle ilgili de şunları söyledi: “Değerli basın mensupları, bildiğiniz gibi üniversitemiz hayvancılık alanında ve dijital dönüşümde pilot devlet üniversitesidir. Dijital dönüşüm projesi kapsamında bütün hocalarımızı ciddi bir eğitimden geçirdik. Öğretim elemanlarımız bu derslerde uzaktan öğretimi hangi programlarla yapacakları, eğitim-öğretim materyalleri nasıl hazırlayacakları ve ölçme-değerlendirme tekniklerini nasıl kullanacakları gibi pek çok konuda ciddi bir eğitimden geçtiler. Bu dersleri bütün öğrencilerimize de zorunlu yaptık. Aldığımız bu tedbirler sayesinde pandemi sürecinde uzaktan öğretimle ilgili herhangi bir sorun yaşamadık. Uzaktan öğretimle ilgili yeni katıldığımız bir projeden daha bahsetmek isterim. Sakarya Üniversitesi öncülüğünde, TÜBİTAK ve YÖK’ün de katılımlarıyla 18 üniversite ile ortak bir “Uzaktan Eğitim Platformu” çalışmasına dâhil olduk. Bu platformda milli ve yerli bir sistem geliştiriliyor. Dijital dönüşümde millileşme misyonu çerçevesinde yerli imkânlarımızı kullanarak ilerlemek istiyoruz. Nitekim bu çerçevede pilot bir uygulama olarak bazı dersler bu yıl başarıyla işlendi.”
Türkiye’de bir ilk: “Agropark”
Polat, basın mensuplarını üniversitemizin 2020 yılında imza attığı önemli projeler hakkında da bilgilendirdi. Polat’ın ifadeleri şu şekilde: “2020 yılında yapmış olduğumuz çok önemli projeler de oldu. Agropark projesi bunlardan birisi. Agropark, büyük üniversitelerde bulunan teknokentlere benzer bir yapı. Teknokentler, AR-GE çalışmalarının yürütülebildiği, döner sermayeye gelir getirilebilen, öğrencilerin çalışma imkânı bulabildiği çok güzel imkânlar sunuyor. Ancak “Agropark” Türkiye’de yalnızca bizde var. Mimari ve uygulama projeleri de yapılan Agropark projemizi inşallah en kısa zamanda hayata geçireceğiz. Türkiye’de bir ilk olacak Agropark’ta tescilli tohum üretimiyle ilgili merkezler kurulacak, tarımla ilgili araştırma merkezleri olacak, çiftçi eğitim merkezleri kurulacak, önemli firmaların temsilcilikleri olacak, kaba yem konusunda Muş’u bir merkez haline getirme planımızı desteklemek üzere kaba yem üretimi merkezleri olacak ve daha pek çok önemli çalışma alanı burada hayata geçirilecek. Bu konuyla ilgili DAKA sürecinde üniversitemize destek veren Valimiz Sayın Doç. Dr. İlker Gündüzöz’e teşekkür ederim. Agropark projesinin yanına, 2021 yılı bütçesine dâhil ettiğimiz Çiftçi Eğitim Merkezi projemizi de yapacak ve bu sayede çiftçilerimizin eğitim almak üzere başka şehirlere gitmesinin önünde geçeceğiz. Bu yolla hem Muşlunun kazancı yine Muş’ta kalacak hem de çok fazla sayıda üreticimiz eğitimden geçirilebilecek.”
“6 şantiyede inşaatlarımız devam ediyor.”
Polat, yürütülen inşaat çalışmalarıyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: “Sanıyorum ki bu yıl aynı anda en fazla inşaatı devam eden devlet kurumu bizim üniversitemiz oldu. 6 şantiyede inşaatlarımız devam ediyor. Devam eden bu inşaatlar küçük çaplı çalışmalar değil. Örneğin FİFA standartlarında çok modern bir spor tesisi yapıyoruz. Alttan ısıtmasından çatısına kadar çok modern bir kompleks hayata geçireceğiz. İnşallah stadyumumuz bu yıl bitmiş olacak ve bundan sonra mevsim şartlarının müsait olması durumunda her hafta bir spor etkinliği duymuş olacaksınız. Bu yapıları sadece kendimiz için de yapmıyoruz; Muş’un ihtiyacı olduğu durumlarda da kompleksimizi kullanıma açacağız. Üniversite içerisinde yapmış olduğumuz 80 daireden oluşan lojmanlarımızı bitirdik ve personelimizin kullanımına açtık. Aynı şekilde 2. Merkezi Dersliklerin tüm yapım işleri bitirildi ve eğitim-öğretime açıldı. Akademik ve idari personelimiz, hocalarımız yeni ofislerine taşındı. Üniversitemizin ana giriş kapısı olan Alparslan Kapısı da bütün eksiklikleri giderilerek hizmete açıldı. Önemli projelerimiz arasında olan, kent meydanında bulunan İslami İlimler Fakültemiz de önümüzdeki yaz ayında teslim edilecek. YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Yekta Saraç Bey’in katılımıyla açılacak olan fakültemize şimdiden güçlü bir kütüphane kurmaya çalışıyoruz. Bu fakültemizin şehre gelişiyle birlikte şehir-üniversite buluşması adına en güçlü adımı atmış olacağız. Bunların dışında, Malazgirt Meslek Yüksekokulunun yeni binasının temelini bahar ayında atıyoruz. Yapımı Muşlu hayırseverimiz Sayın Gıyaseddin Bingöl tarafından üstlenilen Varto Meslek Yüksekokulu derslikleri de bu yaz bitirilecek inşallah.”
Üniversite yeni logosunu arıyor
Polat, basın mensuplarının sorularını cevapladıktan sonra üniversitemizin kuruluşundan beri kullandığı logonun yenilenmesi için başlatılan ulusal çapta ödüllü logo tasarımı yarışmasının duyurusunu şu sözlerle yaptı: “Değerli basın mensupları, çeşitli zamanlarda medyada gündeme gelen ve doğrusu uzun zamandır bizim de üzerinde düşündüğümüz bir konu vardı. Üniversitemizin ve ilimizin vizyonunu ve misyonunu yansıtacak, öğrenci merkezli eğitim anlayışı ile bağdaşan, “Bilim, Eğitim, 1071 Malazgirt Zaferi, Alparslan, Lale, Muş, Selçuklu” kavramlarından bir veya birkaçının ifade edilerek ilişkilendirildiği; akılda kalıcı, özgün, yenilikçi, estetik ve işlevsel kullanım imkânlarına sahip bir Muş Alparslan Üniversitesi Logosunun oluşturularak Muş Alparslan Üniversitesinin kurumsal işlemlerinde kullanılmasını hedefliyoruz. Bunun için bir de ödüllü yarışma düzenlemiş bulunuyoruz. İlgi duyan herkese açık olan bu yarışma neticesinde 1’inci gelecek logo, bir sonraki adımda yapmayı düşündüğümüz kurumsal kimlik çalışmalarımızın da temelini oluşturacak. Hepinizin duyuru konusunda desteğini bekliyorum. Selam ve saygılarımızı sunuyorum.”