Çay Bahane Sohbetleri 47: Ana Hatlarıyla Zerdüştîlik ve Zerdüştîler
Geleneksel “Çay Bahane Sohbetleri” program serimizin 47’incisi İslami İlimler Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü Dinler Tarihi Anabilim Dalında Doç. Dr. Mehmet Emin Sular’ın “Ana Hatlarıyla Zerdüştîlik ve Zerdüştîler “ başlıklı konuşmasıyla gerçekleşti.
Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Alican’ın da katıldığı programda Doç. Dr. Sular, konuşmasında Dinler Tarihi alanının önemli bir konusu olan Zerdüştîlik dinin ortaya çıkışı, tarihsel gelişimi, inanç esasları ve bu dine mensup olanlar hakkında ayrıntılı bilgiler verdi ve konuşmasını şöyle devam ettirdi:
“Zerdüştîlik” dini 3 bin yılı aşkın bir tarihe sahiptir. İran’da ortaya çıkıp ve gelişimini burada tamamlamasına rağmen geniş bir coğrafyayı etkileyerek günümüze kadar varlığını devam ettirmiştir. Zerdüştîlik tarihte Ahamenişler/Persler (M.Ö 550-331) ve Sasaniler (204-651) döneminde devlet dini olmuş ve destek görmüştür. Sasanilerin yıkılmasından sonra ise zayıflama sürecine girmiştir.
Zerdüştîliğin kurucusu Zerdüşt denilen kişidir. Zerdüşt’ün adına nispetle bu din Zerdüştîlik olarak bilinmiştir. Bunun yanında Mazdayesni, Aşavan ve Mecusilik olarak da tanınmıştır. Zerdüşt’ün kesin olarak ne zaman ve nerede yaşadığı bilinmemektedir. Bununla beraber mevcut Avesta metinlerinden hareketle onun M.Ö 1500 ile 1000 yılları arasında doğu İran’da yaşamış olduğunu söylemek mümkündür.
Zerdüştîliğin başat tanrısı Ahûramazda’dır. Bunun yanında dini metinlerinde başka tanrı isimleri de zikredilmiştir. Bu dinde abdest alınarak eda edilen 5 vakit namaz vardır. Namaz ateş ve nur kıble esas alınarak kılınır. Oruç olarak her ayda 4 günde kesilen hayvan etinin yenilmediği nebûr denilen ibadetleri söz konusudur. Zerdüştîler “Pîr” denilen kutsal yerleri ziyaret ederek hac görevlerini eda ederler. Ayrıca Zerdüştîlikte kurtarıcı inancı vardır ve Saoşyant denilen kurtarıcıyı beklerler. Zerdüştîler ölülerini dahme denilen yerlere koyarak akbabaların cesetlerini yemesini sağlarlar. Bunun sebebi kirli sayılan cesedin toprağı, suyu, havayı ve ateşi kirletmemesidir. Zerdüştîlikte ölen kişinin ruhunun hesaba çekilmesi esastır. Yapılan sorgulama neticesinde ruh, Çînvad denilen köprüden geçmek zorundadır. Köprüyü geçen iyi ruhlar aydınlık olan cennete, geçemeyenler ise karanlık olan cehenneme girerler." dedi.
Program soru cevap bölümüyle sona erdi.