İslami İlimler Fakültesi’nde Medeniyet Tasavvuru ve Öncü Kuşak Konferansı
6-15 Ekim tarihleri arasında Tatvan/Bitlis’te düzenlenen 2. Tatvan Doğu Anadolu Kitap Fuarı vesilesiyle şehrimize de gelen Gazeteci Yazar Yusuf Kaplan,13 Ekim’de Üniversitemizin İslami İlimler Fakültesi’nde Medeniyet Tasavvuru ve Öncü Kuşak konulu bir konferans verdi.
Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Kenan Yıldırım ve İslami İlimler Fakültesi başta olmak üzere üniversitemizin çeşitli fakültelerinden gelen öğretim üyelerimiz ve idari personelimiz de İslami İlimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen bu konferansta hazır bulundu. Öğrencilerimizin yoğun şekilde katılım sağladığı bu konferansa, ilgi büyüktü. Kaplan’ın, İslâm Medeniyeti’nin dinamikleri ve Batı Medeniyeti’nin tahlili çerçevesinde yaptığı konuşmada bazı başlıklar şunlardı;
Batı Uygarlığı’nın Hatalı Kimlik İnşaa Süreci
“Batı, kendi kimliğini kendisi üzerinden değil, öteki üzerinden inşaa eden bir medeniyettir ve kimlik inşaası bu düzlemde olan bir medeniyetin psikopatolojisi bozuktur. Bu bozukluk, Batı’nın kendisi ile olan ilişkisi başta olmak üzere Asya, Afrika, Hindistan ve Çin ile ilişkilerini de tahlil etmede çok önemlidir.”
Kendi Kurtarıcısı Olan Bir Medeniyetin Evlatlarına Cinayet İşlemek
“Filistin’de işlenen cinayetler, apaçık hunharca işlenen cinayetlerdir. İşin ironik kısmı, bu cinayetleri gerçekleştiren özne, yaklaşık bir asır önce bu cinayetlere maruz kalan özne ile aynıdır. Cinayetlerin kime karşı işlendiğine bakıldığında, yüzyıl önce kendisini katledenlere karşı değil, tarih boyunca kendisine kucak açmış bir medeniyetin temsilcilerine işlenmekte olduğu görülmektedir.
Başkaları Adına Konuşma Haysiyetsizliği
“Michel Foucoult, çağımızın en büyük düşünürlerinden birisidir. Onun en parlak öğrencilerinden birisi de Gilles Deleuze’dür. Deleuze, hocası Foucoult ile ilgili olarak, bize hiçbir şey öğretmeseydi bile, öğretttiği tek şey her şeye yeterdi; o da başkaları adına konuşma haysiyetsizliğidir, demiştir. Batı’nın tarihi günümüze kadar pek çok vahşetle şöhret bulmuşken, Endülüs örneğinde de olduğu üzere Batı, asırlardır kendi medeniyetine katkıda bulunmuş olan Müslümanları barbar olarak göstermeye çalışması, Foucoult’un haysiyetsizlik tespitine delil teşkil etmektedir.”
Kendi Medeniyetini Başka Bir Medeniyetten Öğrenmek
“İslam Medeniyeti, tarih boyunca bütün medeniyetlerle temasa geçmiş, bütün medeniyetlerden beslenmiş ve bütün medeniyetleri de beslemiş bir medeniyettir. Hiç birisini imha etmemiş, bilakis ihya etmiştir.Bu çerçevede Batı Medeniyeti, kendilerine ait ne varsa, bizden öğremiştir; Aristo’yu, Platon’u, Grek Felsefesi’ni ve Presokratikleri vs. Batı Dünyası’na biz öğrettik. Şurası çok önemlidir ki, Hıristiyanlık İslâm’dan 6 asır önce ortaya çıkmasına rağmen, Batı dünyası,İslam dünyası ile ilişki kurana kadar Grek atalarıyla temasa geçmeyi başaramamış, İslâm Medeniyeti ise Batı Dünyasının yüzlerce yıl başarılı olamadığı hususların en iyi şekilde yorumlanabilmesi için uğraşmıştır.”
Eğitim, Ruh ve Öncü Kuşak
“Eğitimin bir dimağa öncelikli vermesi gereken şey, ruhtur. Batıda eğitim sistemi epistemolojiktir, kalbi ve ruhu yoktur. Biz bu manada kendi derinliğimizin farkında değiliz, çünkü teflik, fark etme melekelerini yitirmiş durumdayız. Firak, yani mesefe; Leyla ve Mecnun. Aşksız ve tutkusuz, ışık bile karanlıktır. Buna, Müslüman olma coşkusu da diyebiliriz. Biz maalesef bu coşkuyu da yitirdik. Ben, bu toprakların çocuğu olan Fuat Sezgin’de gördüm Müslüman olma coşkusunu. İşte ben, onun gibi bu coşkuya sahip olanlara Öncü Kuşak diyorum. Öncü Kuşak, yani bu dünyada yaşayan ama bu dünyada yaşamayan.”
Konferansın sona ermesinden sonra Kaplan, öğrencilerimizle fotoğraf çektirip onlarla hasbihal etti.