Yeni Zelanda Katliamı Muş Alparslan Üniversitesinde Telin Edildi

 

Muş Alparslan Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığı tarafından bugün Cuma Namazı sonrasında kılınan gıyabi cenaze namazının ardından Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik yapılan katliam basın açıklaması ile kınandı. Muş Alparslan Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanlığı üyesi ve İslâmi İlimler Fakültesi öğrencisi Veysel Hansu, basın açıklaması metninde özetle şunları dile getirdi:

“Aziz Müslümanlar!

Bu mübarek günde Yeni Zelanda’daki Müslüman kardeşlerimizden çok acı bir haber geldi. Christchurch kentinin Hagley Park bölgesinde bulunan Nur Camii’ndeki Müslümanlara silahlı bir saldırgan tarafından ateş açıldı. Saldırı esnasında camide, cuma namazı için 200 kişi bulunuyordu. Yeni Zelanda Polisi, ‘Aktif bir tetikçi ile Christchurch’te ciddi bir durum söz konusu. Polis durumu yönetme konusunda tüm kabiliyetiyle yanıt veriyor;  ancak risk ortamı hâlâ son derecede yüksek. Christchurch okulları bir sonraki duyuruya kadar kilitlenecek.’ ifadelerine yer verdi.

Muhterem Müslümanlar!

Kamuflaj desenli mont giyen, sarışın bir saldırganın görüntüleri basına da yansıdı. Görüntülerde, camiye saldırısı sırasında Facebook'ta canlı yayın başlatan alçak saldırganın hedef ayırt etmeksizin cemaati taradığı, bu esnada müzik dinlediği ve 5 silah kullandığı, silahın şarjörünü birçok kez değiştirdiği görülüyor. Len Peneha adlı bir görgü tanığına göre siyah giyinmiş terörist Nur Camii’ne girdi, ibadet için içeride bulunanlara ateş açtı, içeride kargaşa yaşandı ve terörist, güvenlik görevlileri gelmeden camiden uzaklaştı. Peneha, camidekilere yardım etmek için girdiği sırada ‘her yerde ölen insanlar’ gördüğünü belirtti. Silah seslerinin, Linwood Mahallesinde bulunan bir camiden de duyulduğu belirtildi.

Kardeşlerim!

Yeni Zelanda’da iki camiyle birlikte Christchurch Hastanesine de saldırıldı. Hayatını kaybedenlerin kimlikleri şu ana kadar tümüyle tespit edilemedi. Camilerin etrafına yerleştirilmiş bombalar ve bomba yüklü araçlar bulundu.

Alçak terörist, bir de Müslümanları hedef alan 87 sayfalık manifesto yayınladı. Manifestoda Türkiye’den Avrupa’ya giden Müslümanların Avrupa’dan tamamen sürüleceği ve İstanbul’daki bütün camilerin yıkılacağı ve Ayasofya’nın kiliseye çevrileceği ifade edilmekteydi.

Müslümanlar!

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinde camilere saldıranlardan birinin Avustralya vatandaşı olduğunu söyledi. Peki, bu saldırganın terörist olarak tanımlanacağını Batılılardan bekleyebilir miyiz? Yoksa onların gözünde teröristler sadece Müslümanlardan mı çıkar? Daha önce de bu tür saldırıları gerçekleştirenleri nasıl ‘ruh hastası’ olarak görüp durumu bireysel bir saldırı olarak geçiştirdilerse, bu olayda da gelişmeler bundan farklı olmayacaktır. Batılılar! Bilin ki sizin terör konusundaki ikiyüzlü tavrınızın artık çok iyi biliyoruz! Uyumuyoruz! Farkındayız!

Muhterem Müslümanlar!

Bugün İslâm ümmeti üzerinde oynanan oyunların ne boyutlara vardığının bilincinde olmamız ve zalimlere karşı dinamizmimizi korumamız kaçınılmazdır. Gevşeklik gösterirsek Allah'ın yardımını umamaz hale geliriz. Zira Allah'ın yardımı, ‘kendini bunun için hazır kılan’ toplumlar için söz konusudur. Şer güçler ittifak halinde İslâm beldelerine saldırmaktadır. Eğer bizler bu saldırılara karşı yekvücut olup direnmezsek şeytanın hilesine boyun eğmiş oluruz.

Biz Muş Alparslan Üniversitesinin duyarlı gençleri olarak Yeni Zelanda'da Nur Camii'nde ibadet etmekte olan Müslümanlara yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyor, faillerini lanetliyoruz. Saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

Aynı zamanda Çağlayan Camii’nde düzenlenen ve İl protokolünün de katılım sağladığı 18 Mart Çanakkale Haftası münasebeti ile şehitler anısına verilen mevlid programına katılan ve katliam haberinin ilk dakikalarında paylaştığı taziye mesajı ile üzüntülerini dile getiren Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Yeni Zelanda’da Müslümanlara yönelik yapılan katliamla ilgili şunları söyledi:

“Yeni Zelanda’da Cuma namazı saatinde Nur Camii’nde onlarca Müslüman kardeşimizin katledildiği menfûr saldırıyı, bu saldırıyı gerçekleştiren canileri ve 'İslâmî terörizm' yaftası ile İslâm karşıtlarını mobilize eden sözde medenî devletleri şiddetle kınıyorum.

Bu saldırı, İslâm karşıtlığının ve Müslüman düşmanlığının geldiği noktayı göstermektedir. İslâm karşıtı Haçlı zihniyeti bu katliam sonrasında yeni bir kitlesel terör korkusu yaymak ve elinden gelirse onları karşı şiddet eylemlerine kışkırtarak İslâm dünyasını yeniden Haçlı terörizminin hedefi haline getirmek istemektedir.

‘Hıristiyan terörü’ ya da ‘Yahudi terörü’ gibi ifadelerin kullanılmasına dahi tahammül edemeyen tek dişi kalmış canavarın güncel temsilcileri, ‘İslâmî terör’ ifadesini hiç utanmadan, hem de en üst mahfillerde ve resmî ağızlardan telaffuz edebilmektedirler. Oysa bugün dünyanın her yanında kadınlarının ırzı payimâl edilip erkekleri işkenceden geçirilen, gençleri doğranıp çocukları katle yetirilen, Müslümandan başkası değildir! Sistematik biçimde devlet terörüne maruz bırakılanlar Müslümanlardır! Darbelerle sindirilmek istenenler Müslümanlardır! Günün süper güçleri tarafından yer altı ve yer üstü kaynakları talan edilenler Müslümanlardır!

Genelde bütün dünya, özelde ise İslâm dünyası ırkçı, ötekileştirici, şiddeti meşru gösteren resmî gayri resmî açıklamalara ve akabinde gerçekleştirilen insanlık dışı katliamlara sessiz kalamaz, kalmamalıdır. Tarih, her şeyden önce insanlığın yok edilmek istendiği Yeni Zelanda Katliamına suskun kalanları insanlık kıyımının korkak tanıkları olarak damgalayacaktır.

18 Mart 1905’te kapılarımıza dayanan yedi düvel, bugün aynı iştihâ ve azgınlıkla masum Müslümanlara diş bilemektedir. Kimi zaman Suriye’de kimi zaman Libya’da kimi zaman Arakan’da bu cinayet karakterli habis ruh hortlamakta ya da hortlatılmaktadır. İstiklâl Şâirimiz Mehmet Âkif Ersoy’un, ‘Kimi Hindû kimi yamyam kimi bilmem ne belâ, Hani tâûna da züldür bu rezîl isti’lâ!’ diyerek kimliğini ve kirli ortak amacını deşifre ettiği Haçlı teröristlerin ve onların sinsi destekçilerinin adalet önüne çıkarılarak en ağır cezaya çarptırılmalarını yürekten temenni ediyorum.

Katliamda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. İslâm âleminin başı sağ olsun, Allah bir daha bizlere bu acıları yaşatmasın!"