Öğretim Üyemiz Sanat Tarihi, Güzel Sanatlar ve Mimari Çalıştayına Katıldı

Eğitim Fakültesi Öğretim Üyemiz Dr. Erdinç Öcal, “Sanat Tarihi, Güzel Sanatlar ve Mimari Çalıştayı”na katıldı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı tarafından Ankara’da düzenlenen çalıştaya iştirak eden farklı bilim dallarından 40 bilim insanı, uzman ve sanatkâr eş zamanlı olarak beş ayrı salonda sonuç bildirgelerini hazırladı. 
 
Dr. Öcal’ın iştirak ettiği Sahne Sanatları Masasında, “Gelenekli Köy Tiyatrosu ve Kukla” başlığı altında geleneksel seyirlik oyunların ve Türk kukla sanatının araştırılması, geliştirilmesi ve yaşatılabilmesi için neler yapılabileceği müzakere edildi. Yöneticiliğini Mehmet Tahir İkiler’in yaptığı masada Dr. Öcal’ın yanı sıra Prof. Dr. Dilaver Düzgün, Dr. Nihangül Daştan, Öğr. Gör. Ayten Öğütcü, Fadime Geleş, Ulaş Karadağ, Gülay Vural, Nilüfer Zeynep Özçörekçi Göl ve Yusuf Kenan Adıgüzel yer aldı. 
 
Dr. Öcal, çalıştayda özetle şu görüşleri dile getirdi: “Epik tiyatroya temel olan kuramdan yola çıkılarak Geleneksel Türk Tiyatrosunun da bir kuramının oluşturulması gereklidir. Köy seyirlik oyunlarıyla ilgili olarak tabana inmek gerekmektedir. Köy seyirlik oyunlarının küçümsenmesinin önüne geçilmelidir. Köy seyirlik oyunlarıyla ilgili bir arşiv çalışması oluşturulamamıştır. Konservatuarlarda köy seyirlik oyunlarının müfredata alınması gerekmektedir. Üniversitelerin sahne sanatlarıyla ilgili birimlerinde Geleneksel Türk Tiyatrosu Ana Sanat Dalları açılmalıdır. Geleneksel tiyatro, oyuncularla beslenmelidir. Doğaçlama yeteneği teşvik edilmelidir. Geleneksel tiyatro kültürünün ilk ve orta öğretimde ders olarak verilmesi gerekmektedir. Kukla ve Karagöz’ün sadece çocuklara yönelik olduğu algısı değiştirilmelidir. 
 
İpli kuklanın Batı’dan geldiği söylense de geleneksel kukla oyunlarımızdan biridir. Türklerin kendine özgü ipli kukla oynatma yöntemleri vardır. Gerek Azerbaycan ve gerekse İran’da da ipli kukla oynatılmaktadır. Bir olay anlatıldığında el kuklası, dans gösterilerinde ipli kukla oynatılmıştır. Ancak kukla geleneğimiz görmezden gelinerek Batı’dan gelen ipli kukla yaygınlaşmıştır.  Kukla eski Türklerde de oynatılmaktaydı. Osmanlılarda özellikle 16. yüzyılda dev kuklalar ve orta boyutta kuklalar var. Mekanik olarak gelişmiş özelliklere sahipler. 20. yüzyılda kullanılan kuklalarda bulunan mekanik özellikler, 18. yüzyıl Osmanlı Türklerinde de görülmektedir. 
 
Kukla sinema ve televizyonun etkisiyle kahve köşelerine çekilmiş, daha sonra sadece düğünlerde ve özel günlerde gösterilir olmuştur.  Kukla özellikle eğitim ve öğretimde mutlak surette değerlendirilmesi gereken bir unsurdur. Bu konuda araştırmalar yapılmalı, eğitmenler yetiştirilmeli ve eğitim sistemindeki gerekliliği hususlarında yetkililer bilgilendirilmelidir.” 
 
Sahne Sanatları Masasının sonuç bildirgesinde özetle şu maddeler yer aldı:
 
a) Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığınca konuyla ilgili araştırmacılara burs verilmesi
b) Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığınca konuyla ilgili bilimsel araştırma ve derlemelerin tespit edilip yayımlanması, okuyucu ve araştırmacıların hizmetine sunulması
c) Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı öncülüğünde “Geleneksel Türk Tiyatrosu” üzerine ulusal ve uluslararası sempozyumlar düzenlenmesi ve atölye çalışmaları yapılması
d) Konunun reklamının yapılıp, etkinliklerin medyada haberleşmesinin sağlanması
e) Geleneksel Türk tiyatrosu materyallerinin sergileneceği bir müze oluşturulması
f) İlgili Bakanlıklarımızı ve bürokrasiyi harekete geçirebilmek için ciddi projeler hazırlanması
g) Üniversitelerin sahne sanatlarıyla ilgili bölümlerine geleneksel Türk tiyatrosuyla ilgili ana sanat dallarının açılmasına ilişkin girişimlerde bulunulması.