Abdurrahman Dilipak Üniversitemizde Gençliği Anlattı

Üniversitemiz, Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak’ı ağırladı. Hayırda Buluşanlar Topluluğu tarafından organize edilen etkinliğe katılmak üzere Külliyemize gelen Abdurrahman Dilipak, Kongre ve Kültür Merkezimizde "Nasıl Bir Gençlik” temalı bir konferans verdi. Konferansı Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, Belediye Başkanı Feyat Asya, akademik ve idari personelimiz ile çok sayıda öğrencimiz takip etti.


Topluluk danışmanı Okutman Hatip Erdoğmuş’un topluluk faaliyetleriyle ilgili tanıtım konuşmasıyla başlayan etkinlikte, Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat da bir selamlama konuşması yaptı.


Abdurrahman Dilipak’ı ilk kez, İlahiyat Fakültesi hazırlık sınıfı öğrencisiyken, Uğur Mumcu ve Ali Sirmen’in de katıldığı, Kadıköy’de düzenlenen bir programda, 1988 yılında dinlediğini söyleyen Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, “O zamandan beri Sayın Dilipak'ın konuşmalarını, yazılarını takip ediyorum.” dedi. Konuşmasında İslam’ın en genç semavi din, Hz. Peygamber'in en genç peygamber ve ashabın en genç inananlar topluluğu olarak elan manevi varlıkları ile heyecan verdiklerini dile getiren Prof. Dr. Polat, "Müslümanlar olarak gençlik ruhunu hayatımızın her evresinde, başka bir şey için değil, inancımızın gereği olarak ortaya koymalıyız." dedi.


“Bir kavme olan düşmanlığımız bizi haksızlığa ve adaletsizliğe sevk etmeyecek.”

Hayırda Buluşanlar Topluluğunun faaliyetlerini anlatan sinevizyon gösterisinin ardından sahneye davet edilen Gazeteci Yazar Abdurrahman Dilipak konferansında ideal genç tanımının üzerinde durdu. Müslümanların asli görevinin cehenneme koşan insanları kurtarmak olduğunun altını çizen Dilipak şöyle konuştu: “Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun mazlumdan yana, zalimlere karşı olacağız. Zalim, babamız da olsa, mazlum düşmanımız da olsa bir kavme olan düşmanlığımız bizi haksızlığa ve adaletsizliğe sevk etmeyecek. İşte böyle bir gençliğin yetişmesini istiyoruz.


Daha iyi bir dünya için yöneticilerimizin değil, yönetilenlerin, ama özellikle gençliğin değişmesi lazım. Yoksa babanız peygamber de olsa sizi kurtaramaz. Kurtuluş, yönetenlerinizin kurtarıcı gücünde değildir. Her topluluk layık olduğu gibi yönetilir. Biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe Allah da bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir.


Eğer iyi yöneticiler, iyi sistemler topluluklarını kurtarmış olsalardı Hz. Ali bütün ümmeti kurtarırdı; Hz. Lut kavmini kurtarırdı, oysa öyle olmadı. Bizim asıl görevimiz cehenneme doğru koşan insanları kurtarmaktır. Biz bunu yaparken yeryüzündeki bütün Müslümanlarla ittifak edeceğiz. Çünkü aynı Allah’a ve Resule iman edenler tek millet, tek ümmet ve tek cemaattir.”


“En büyük kariyer ailedir.”

Batılıların kariyer yapmak için geç evlendiklerini ama aslında en büyük kariyerin aile olduğunu ifade eden Dilipak, şunları söyledi: “Batıda intihardan ölenlerin sayısı Doğuda savaşta ölenlerin sayısından fazladır. Batıda aşırı yemekten, obeziteden ve benzer hastalıklardan ölenlerin sayısı Afrika’da açlıktan ölenlerin sayısından fazladır. Avrupa’daki beş kişilik bir aileden en az bir kişi alkolik ya da uyuşturucu bağımlısıdır. Evlenmiyorlar, beraber yaşıyorlar. Bu yüzden aileyi kaybettiler. Kariyer yapmak için çok geç evleniyorlar. Oysa en büyük kariyer ailedir. Aile olmaya engel olan hiçbir şey bizim için meşru değildir.”


Konferans, Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat’ın Abdurrahman Dilipak’a hediye takdimi ile son buldu. Abdurrahman Dilipak, akşam saatlerinde de Konukevimizde öğrenci kulüpleri ve toplulukları içersinde faaliyet gösteren öğrencilerin ve danışmanlarının katıldığı bir dinleyici topluluğuyla özel bir söyleşi gerçekleştirdi. Dilipak, güncel konulardan yola çıkarak tarihsel perspektifle Müslümanları ayrılığa sevk eden sorunlar ve bu sorunların çözüm yollarına ilişkin soru-cevap şeklinde ilerleyen söyleşi programının ardından kitaplarını imzaladı.