15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü Etkinlikleri Sona Erdi

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen Milli İrade nöbetlerinin ikincisi Belediye Meydanında yapıldı. Üniversitemiz akademik ve idari personelinin Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat öncülüğünde katıldığı etkinlikte Muşlular direniş ruhunu yeniden yaşadılar. Milli İrade nöbetinde, Vali Aziz Yıldırım, Belediye Başkanı Feyat Asya, kurum yetkilileri, öğrencilerimiz ve yüzlerce vatandaş da hazır bulundu.

 

Meydanda bir konuşma yapan Vali Aziz Yıldırım tarihin tekerrürden ibaret olduğunu söyledi. Yıldırım, şöyle konuştu: "15 Temmuz'da sanki önceki darbelerden hisse çıkarmamışız gibi tarihi tekerrür ettirmeye kalkan bir takım bedbahtlar, yeni bir darbe girişiminde bulundular. Ama onların hesaplamadığı bir şey vardı. Türkiye eski Türkiye değildi, siyasetçilerimiz eski siyasetçiler değildi. Cumhurbaşkanımız eski Cumhurbaşkanları gibi değildi. En önemlisi bu milletin artık gözü açılmıştı. Böyle olunca da tabii ki darbe sadece bir girişimden ibaret kaldı.”

 

Rektörümüz Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ise konuşmasında Müslümanların tarih boyunca karşı karşıya kaldığı büyük saldırılara dikkat çekti. “Bu saldırılar çok büyük derecede tahribat verdiği zamanlarda aslında kardeş kavgası şeklinde tezahür etti.” diyen Prof. Dr. Polat şunları söyledi:

 

“İmam Ali ile Muaviye arasındaki o büyük, kanlı kavga böyle bir saldırı idi. Kardeş kavgası öyle bir hâle gelmişti ki iki Müslüman grup birbirini yenmek için Mushaf’ın sayfalarını istismar edecek noktaya gelmişti. Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde de biz böyle büyük saldırılar yaşadık. Bizi içimizden yıkmaya çalışan pek çok hain teşebbüse maalesef şahit olduk. Enfal Suresi 25. ayette Rabbimiz buyuruyor ki “Öyle bir fitneden sakının ki içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz, (tarafsız kalıp ses çıkarmayanlar dahi bundan etkilenir). Ve bilin ki Allah'ın cezası şiddetlidir.” Ne yazık ki tarih boyunca biz böylesi pek çok fitneye maruz kaldık ve bu fitnelerin ateşinde Müslüman coğrafya büyük acılarla karşı karşıya kaldı.

 

İslam dünyasının değişik yerlerinde; Libya’da, Tunus’ta yakın zamanda Mısır’da ve Suriye’de buna benzer pek çok hadisenin, vekâlet savaşları şeklinde, kardeşi kardeşe kırdırmak şeklinde tezahür ettiğine şahit olduk. Bunlardan en büyüğünü, kendileri açısından tabiri caizse altın vuruş olacak bir savaşı bu ülkenin, Anadolu topraklarının içine taşımak istediler. Rabbimize binlerce şükür olsun ki salihlerin duası ve Başkomutanın liderliği ile bu büyük saldırıyı olabilecek en hafif hasarla atlattık.

 

Sevgili gençler. Özgürlüklerimizi başkalarının eline, başkalarının insafına terk edersek. İrademizi başkalarına ipotek edersek. Aklımızı başkalarına kiraya verirsek bundan sonra da benzeri saldırılarla karşı karşıya kalabiliriz. Mithat Cemal Kuntay’ın bir şiirini geçtiğimiz yıl da nöbetlerde birkaç kez okumuştum; bu şiirdeki ölümsüz tavsiyeleri sizlere hatırlatarak sözlerimi sonlandırmak istiyorum.

 

EĞİLME

 

Zincirin altınsa da hatta koparıp kır,

Susmak ne demekmiş, yere haykır göğe haykır!

 

Vicdan bile duymaz çıkmazsa bir âhı,

Sessiz kölelerdir yaratan bin bir ilâhı

 

Elbet put olurlar öpülen eller, etekler,

Elbet öpen oldukça, olur öptürecekler!

 

Hürriyet, o en son şerefindir, onu satma!

Bir tanrı yeter, kendine bin tanrı yaratma!

 

İnsandaki dört tane ayak devrini bilme,

Mahvolsa eğilmezdi baban, sen de eğilme!”

 

Belediye Meydanındaki Milli İrade nöbeti şehitler için okunan duanın ardından saat 24.00'da sona erdi.