Muş İlinin Genel Tanıtımı



Tarihi:

Muş’un, ilk ne zaman kurulduğu ve adının kaynağı kesin olarak bilinmemektedir. Muş adına dair pek çok rivayet vardır. Bir rivayete göre; Muş adı,  Asurlulardan kaçarak Muş yöresine gelen İbrani kabilelerinden biri tarafından verilmiştir. Nitekim 1914 Bitlis Vilayet Salnamesinde Muş adının, İbrani’ce “sulak, verimli ve otlak” anlamına gelen “Muşa” kelimesinden geldiği ileri sürülmüştür. Muş’un, geçmişten günümüze yemyeşil ve sulak bir ovaya sahip olması, bu rivayetin tümüyle asılsız olmadığını, nispeten belirli bir gerçeğe dayandığını gösterir.
Muş’un ilk çağ tarihi Urartularla başlar. Fakat Urartularla ilgili bilgiler yeterince günışığına çıkarılamamıştır. Bölge, daha sonra uzun süre Roma, Part, Ermeni ve Sasani mücadelesine sahne olmuştur. 1071 Malazgirt Zaferine kadar ise, Bizans hâkimiyetinde kalmıştır.
Asırlarca Selçuklu ve Akkoyunlular gibi Anadolu Beyliklerinin yönetiminde kalan Muş, 1514 Çaldıran savaşından sonra Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında bir süre Rus işgali altında kalan Muş ve çevresi, Mayıs 1917’de kesin olarak Türklerin eline geçmiştir. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1924 yılında il olmuştur.

Coğrafi Yapısı:

Muş ili, Doğu Anadolu Bölgesi’nin güney kısmında; 39º 27'–38º 34'  kuzey enlemleri ile 42º 40'–41º 07' doğu boylamları arasında yer almaktadır. Erzurum, Ağrı, Bitlis, Batman, Diyarbakır ve Bingöl illeri ile komşudur. Merkez ilçe ile birlikte; Bulanık, Hasköy, Korkut, Malazgirt ve Varto ilçeleri vardır.
İlin toplam yüzölçümü 8.196 km²’dir. Bu da Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %1.06’sını kaplar.
İlin toplam arazisinin %34’ü ovadır. Muş’un en büyük ovası olan ve ilin adı ile anılan ova, 1.650 km²’lik bir sahayı kapsar. İl sınırları içinde ayrıca yüzölçümleri 160 ile 525 km² arasında değişen üç büyük ova daha mevcuttur.
Bunlar; Bulanık Ovası, Malazgirt Ovası ve Liz Ovasıdır.
Muş ili, Fırat havzasında bulunmaktadır. İl topraklarını sulayan Murat Irmağı ve onun bir kolu olan Karasu Irmağı, il için çok önemli akarsulardır.
İlçe merkezlerinin deniz seviyesinden yüksekliği 1.284 ile 1. 650 metre arasında değişmektedir. İl merkezinin rakımı 1.404 metredir. İlin en yüksek dağı, 2.950 metre yükseklikteki Bilican dağlarında bulunan Ziyaret Tepe’dir.
Yazların sıcak ve kurak, kışların soğuk ve bol kar yağışlı geçtiği ilde, tipik kara iklimi hüküm sürer. Kar yağışının çok olması, bölgede kış turizminin oluşmasını sağlamıştır. Yağış durumu ilçelere göre değişiklik gösterir. En çok yağışı merkez ilçe, en az yağışı ise Bulanık ilçesi almaktadır.
Nesilleri tükenmek üzere olan Telli Turna ve Toy Kuşu, Muş topraklarında yaşayan iki kuş türüdür.
Siyah Vakkas üzümü ise, bölgede yetiştirilen önemli bir meyvedir.

Eğitim ve Kültür Durumu:

Eğitim ve Kültürün Tarihi Gelişimi

Muş, eğitim göstergeleri bakımından Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye genelindeki okur-yazar nüfusun genel nüfusa oranı, erkeklerde %93,86 kadınlarda %80,64 iken; Muş genelinde bu rakam erkeklerde %83,98 kadınlarda %53,69’dur. Eğitim göstergelerindeki düşüklüğün temel sebebi; nüfusun büyük bölümünün (%64) kırsal kesimde yaşaması, il ekonomisinin tarıma dayalı olması, milli pazara tam açılamaması ve geleneksel yapının günümüzde de büyük ölçüde korunuyor olmasıdır. Ancak bütün bu olumsuz maddi şartlara rağmen, eğitimde son yıllarda göreli bir iyileşme izlenmektedir.
Muş’un kültür tarihi Urartular’la başlar. Muş kültür tarihinin ikinci önemli kırılma noktası, Müslümanlığın Anadolu’da yayılışı ve bölgenin kültüründe köklü bir değişikliğe yol açmasıdır. 

Ekonomik Hayatın Tarihi Gelişimi

İl ekonomisinin temelini, tarihinin her döneminde tarım ve tarımın alt sektörü olan hayvancılık oluşturmuştur. İl ekonomisinin tarıma dayalı, kapalı ve durağan yapısı,  özellikle 1970’lerden sonra büyük ölçüde kırılmış olmasına rağmen, bugün de bu özelliğini korumaktadır.
Tarım ve hayvancılık ağırlıklı olarak geleneksel yöntemlerle yapıldığından, verim düşüktür. Bu sektörde üretim ve verim artışının sağlanabilmesi için, modern yöntem ve tekniklerin uygulanması gerekmektedir.
İl, sanayileşme alanında da oldukça geri durumdadır. Ancak, son yıllarda özel sektör tarafından özellikle tarımsal sanayi alanında küçük çaplı sanayi tesisleri kurulmaya başlanmıştır.
İl’de iktisaden faal nüfusun; %82’si tarım sektöründe, %14’ü hizmet sektöründe, %2’si sanayi sektöründe, %2’si de inşaat sektöründe istihdam edilmektedir. İl genelinde yaygın bir işsizlik mevcuttur.
2003 yılında DPT tarafından yapılan “İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması”na göre, Muş İli, Sosyo-Ekonomik gelişmişlik açısından 81 il içerisinde en sonda yer almıştır.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2001 yılı verilerine göre; Türkiye'de kişi başına düşen Gayrı Safi Milli Servet 2.123 dolar iken, Muş’ ta 578 dolardır. Muş ili kişi başına düşen milli gelir açısından;  81 il içerisinde, 80’inci sırada yer almaktadır. İl sınırları içinde yapılan Alparslan I ve Alparslan II barajlarının, ilin ekonomik hayatının gelişmesine katkı sağlaması beklenmektedir.

Nüfus Durumu, Ulaşım ve Sağlık

Muş ili genç bir nüfusa sahiptir. 1935 yılı genel nüfus sayımı sonucuna göre nüfusu 67.322 iken, aynı yılda nüfus artış hızı %1.9'dur. En yüksek nüfus artış hızı, 1945-1950 yıllarında görülmüştür. Bu dönemde il nüfusu 107.286, nüfus artış hızı ise %4.8 olmuştur.
Ortalama yıllık nüfus artış hızı binde 20.72'dir. 1985'te nüfus yoğunluğu km²'de 41 iken, bu rakam 1997 yılında 53, 2008 yılında ise 55 kişiye ulaşmıştır. 2008 yılı nüfus sayımına göre il nüfusunun %64.76’sı kırsal alanda, %35.24’ü de şehirde yaşamaktadır.
Muş, ulaşım yönünden birçok alternatife sahip bir ildir. Demiryolu ve karayolu ile ulaşım imkânı vardır. Bunun yanında Muş Havaalanından, Ankara ve İstanbul’a haftanın 7 günü sefer bulmak mümkündür.
İlde 6 hastane, 630 hasta yatağı, 50 sağlık ocağı, 52 sağlık evi bulunmaktadır. Bu sağlık kurumlarında halen 104 uzman doktor, 141 pratisyen doktor, 152 ebe ve 322 hemşire görev yapmaktadır.
Muş merkezde 300 yataklı Muş Devlet Hastanesi, 150 yataklı Muş Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi vardır. İlçelerde ise; 50 yataklı Malazgirt Devlet Hastanesi, 50 yataklı Bulanık Devlet Hastanesi, 50 yataklı Varto Devlet Hastanesi ve 30 yataklı Hasköy Devlet Hastanesi olmak üzere toplam altı (6) devlet hastanesi yataklı tedavi hizmeti vermektedir.

Muş Lalesi:

Lale zambakgillerdendir. Yaprakları uzun, mızraksıdır. Sapının üstünde tek bir çiçek bulunur. Çiçekler çok çeşitli renklerde olduğu gibi alacalı da olabilir. Muş lalesi ise, kırmızı mızraksı bir yapıya sahiptir. Muş lalesi, hemcinsleri gibi soğandan yetişir. İlkbaharda Nisan sonu ile Mayıs başlarında çiçek açar, 15 gün gibi kısa bir ömrü vardır. Bu dönem içerisinde nefesleri kesecek güzellikte bir manzara oluşur. Kışın lale soğanları soğuktan kaçarak toprağın derinliklerine çekilirler. Her soğandan bir tek lale çıkar. Laleler katmerli ya da yalın kat olur. Çiçek, gündüz güneşin etkisi ile iyice açılır. Muş Lalesi özelliğini kaybetmemiştir. Fakat lale bitkisinin soğan, yaprak ve çiçeklerinde kalbe etki eden Tulip alkoloidinin bulunması nedeni ile, soğanları ile birlikte hasat edilir. Ayrıca tarım alanlarının genişlemesi ile, lale alanları hızla azalmıştır. Çiçek tohumundan lale yetiştirilmesinin 3-6 yıl gibi bir sürede çiçek verdiği göz önüne alınarak; Muş Lalesinin yok olmasını önlemek üzere, lale alanları koruma altına alınmalıdır. Her yıl 29-30 Mayısta Geleneksel LALE FESTİVALİ düzenlenmektedir.